30 Nisan 2025 Çarşamba

AH Kİ GENÇTİM

01.05.2025


Ah ki gençtim, ah ki çocuktum. İnsanların hep beni seveceği, sayacağı, güveneceği bir insan olma yolunda emin adımlar ile ilerliyordum . Çünkü böyle yetiştirildim. Çünkü ben büyüklerimden bunları gördüm. Bu ilerleyiş ve güzel anlar benim için çok özel ve çok güzeldi. Belkide hala içimde yaşayan ama derinlerde olan o genç ve çocuk yaşıyor olmasıda önemli. Yoksa çok acımasız bir süreç beni beklerdi. Bu süreci bitiren herkesi katil olarak nitelendiriyorum. Ne olursa olsun ölmemeli yaşamalı ama yakın ama uzak ara ara gelebilmeli. Çünkü onları uğurluyan yetişkin evre var. İşte tam burada hayat çok acımasız ve acıtıyor. Hep içimi dökmek istemiştim. Bugüne nasipmiş. Bu hissiyatı her babam ile ufak çaplı atışmamda veya onu anımsatacak bir olayda olması biraz hissiyatlaştırıyor. Alıştım, bunuda tecrübe ettim bir şekilde. Ne garip. Bazı aileler böyle işte, kimi ailelerde bambaşka. Hatta bazı dostlarıda bu potaya ekleyebiliriz. Lakin aile özellikle babanın benim açımdan farklı bir önemi var. Baba bir çocuk için önemli bir dayanak yaş kaç olursa olsun. Bence hata payı olmalı lakin ölçülü bir şekilde ölçüsüzlüğün her türlüsünden beri ve karşısındayım. Lakin bu opsiyon bana fiziken tanınsada fikri noktada böyle olmaması zihinleri yönetmesi ile en son noktada zorunluluktan dolayı yapılmasıda koyuyor. Aslında koyuyordu. Artık koymuyor, bu duruma düşmemek içinde dikkatli adımlar atıyorum. Ailem tam manası ile güven eksiliği az bile olsa üzüyor. Yaşadım, tecrübe ettim, mücadele ettim, tökezledim, evet zoraki destek oldular ve gün sonunda şimdilik bir şey yok, tecrübe kazancım var. Ve şimdi yetişkinim. Ah ki dememek için doğru adımlar atacağım. İyi bir müslüman, bir insan, iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir evlat, iyi bir abi, iyi bir kardeş, iyi bir arkadaş olma yolunda ölçülü şekilde ilerleyeceğim. Eğriye eğiri doğruya doğru her şey tam olamaz gereken gerektiği kadar olacak. İyi bir müslüman olmak önümde pusulam olacak ve ardından gideceğim. Rabbim yormasın, bundada bir hayır var dedim, göremediğim nice hayırlar var. Mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler.

21 Nisan 2025 Pazartesi

HÜZÜNLÜ SEVİNÇ

27.01.2025



Tevafuk bir miraç kandil gecesinde, niyetimde olan ama sürekli başlayıp bıraktığım, bıraktıktan sonra ertelediğim yazı yazma isteğime tekrar kavuştum. Sadettin Ökten’in bir sözü ile almış olduğum niyet bu gece ile şekillenmiş oldu. İki gündür yoğun duygular ile varlık sebebi olarak atfettiğim İslam Davasına hizmet noktasının kendimce anlamlardığım ağırlığı ve bu yükün bana nasip oluşunun değişik hüzünlü sevinci ve göz yaşı yine üzerimde hamd olsun bu halim beni asla terk etmesin.


Hayatım boyunca iyi bir müslüman insan olarak bilinmek, menfaatsiz sevilmek mücadelemi sürdürüyorum belki olgunlaşırken çok çok öncelerinde ettiğim tecrübeler neticesinde herkesin beni sevmesi zor ama ben kendimle anlaşırım.


Her neyse belki yine yaşadıklarım neticesinde ailemden yana bir çok şeyden yana tecrübelerim var. Babanemde otururken babamın eski yaşanmışlıklardan cımbızla çektiği cümle eşimle her sabah kahvaltı yapmak istiyorumdan yana işsel mevzulardaki durumlarda, süreç zarfındaki yoğunluktan kaynaklı olamıyorum. Bunada takılmıyorum söylenenlere ama burda ince bir çizgi var ve bunu her daim kendime hatırlatmalıyım. Düz bir adam olmamalıyım. Evet, düz bir adam olmamalıyım. Yine, düz bir adam olmamalıyım. Ne kadar yorulsam ve yoğun olsamda bazen ailemi aksatacak boyutada gelse (ki ben yine bir şekilde yolunu bulup aksatmıyorum rabbime şükürler olsun sadece gecikiyor) hayat gayeme, İslam davama ve gençliğe hizmet etmek, dokunmak çok kıymetli benim için. Aslında asıl mevzu bu sözlerimin başında da ifade ettiğim hüzünlü sevinçte bunun bünyemdeki yansıması. Bir taraftan o vebalin ağırlığını hissederken, öbür taraftan ufakta olsa bir şeyleri başarama gayretinde olmanın mutluluğu, ne kadar hamd essek az bunun şuurunu idrak edebilme ile beraber böyle bir etkisi oluyor. Elhamdülillah Elhamdülillah Elhamdülillah. Rabbim istikametten ayırmasın. Rabbim güç kuvvet versin, beni ve anlattığım şeyleri güzel bir şekilde ifade ederek aktarabilmeyi ve çalışmalarda başarılar nasip eylesin. Hiç bir çalışma boşa değil bu inanç ile çalışmaya devam. Kendimi her noktada geliştirmeye ve hazır tutmaya devam, daimen bismillah…

16 Temmuz 2022 Cumartesi

VATAN SEVGİSİ İMANIMIZDANDIR

 

Birçok güzelliklerin, tarihin, kültürün olduğu güzel bir topraklarda yaşamaktayız. Böylesine güzelliklerin olduğu bir vatanda yaşamak elbette herkese nasip olmaz. 7 bölgesinde, 81 ayrı ilinde çeşit çeşit birçok farklılıklar vardır. Böylesine farklılıkların uyum içerisinde olması da vatanımıza özgüdür. Kendimizden, çevremizden bunu görmemiz mümkündür.

Güzel vatanımız, her köşesi cennetten bir köşe gibi diyorlar ya, gidip gezdikçe doğru olduğunu anlıyoruz. İstanbul’unda tarih, Artvin’inde doğa, Antalya’sında denizi, Ankara’sında bozkırı ve niceleri görebiliriz. Her bir köşesini anlatmaya sayfalar kalemler yetmez. İşte böylesine bir vatanı sevmek, sevmemizin gereği de korumak çok önemlidir. Osmanlı Devletimiz ’den beri vatanımız nice badireler atlattı ve korunarak bu günlere geldi. Bu sevgi sayesinde tüm bunlar oldu. Nice isimsiz kahramanlar veya isimlerini büyüklerimizden duyduğumuz kahramanlar sayesinde bu günlere vatanımız ile ulaştık. Nice şehitlerimiz ve gazilerimizin bu uğurdaki mücadeleleri için minnet duyuyoruz, ruhları şad olsun. İşte bu mücadelelerin temelinde de ecdadımızın imanı vardır. İmanımız bu durumda bizi yapılması gereken harekete yönlendirir. Vatanı korumakta bu yüzden imanımızdandır. Ecdadımız gibi bizde olacak ve olması muhtemel tüm tehlikeler karşısında vatanımızı korumalıyız. Bizi biz yapan adeta bizden bir parça olan vatanımız sadece toprak parçası değildir. Çeşit çeşit güzelliklerin, örf ve adetlerinde içerisinde olduğu bir bütündür.

Vatan sevgisi ve imanımız da ayrılamaz ikilidir. Birbirlerini tamamlar ve eksiklerini beraber kapatırlar. Bu güzel vatanı korunması ve bu güzellikler ile senelerce İslamiyet’inde yayılması sağlanmıştır. Osmanlı Devletimiz bunun için en büyük ve en güzel örnektir. Kıtaları aşan bu kutlu göreve de fetih ve cihat denirdi. İşte bu neden ile mücadelemiz her zaman güçlü ve ilerleyen olmak mecburiyetindedir. Bizler kaşifler olarak vatanımızı seven bunun nedeninin ise imanımız gereği olduğunu bilen ve gerekliliklerinin de yaşımız yetmese bile elimizden geldiğince fetihlere vesile olacak cihad edecek bir duruşta ve eylemde olmamız gerekmektedir. Ve en önemlisi bu güzel vatanın da bizlere emanet olduğunu unutmamız gerekmektedir.

13 Haziran 2022 Pazartesi

MEKÂNIN SAHİBİ “SOKAK OYUNLARI”

 

Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri, saatler günleri, günler ayları, aylar yılları kovalıyor. Zaman su gibi akıp giderken hayatımızda birçok şey değişiyor. Örnek verecek olursak en bariz örnek teknoloji olsa gerek. Artık öyle hızlı gelişiyor ki birçok eşya ve aletin yenisi yani bir üst modeli çıkmış oluyor. Ve yine bizler büyüyor, büyüdükçe sorumluluklarımız artıyor ve bizlerde böyle böyle değişiyoruz. Yine çevremiz gün geçtikçe mevsimlerde sürekli değişiyor. İşte böylelikle örnekleri de çoğaltarak nice değişimleri sıralayabiliriz. Belki bunca örneğin arasından biz çocukları ilgilendiren kısmı oyunlar olduğu noktasında hem fikiriz. Oyunların değişimi bile artık çok farklı oldu. Şuan ciddi manada dijitalleşen bir mecra haline geldi. Sizlere sorsam belki de bana bir çırpıda bir sürü dijital oyun sayar, bu oyunları da ciddi manada takip ve oynadığınızı söylersiniz. İşte bu yazıdaki serüvenimizde tam olarak bu durum üzerine olacak.

Oyun kelime anlamı, insanın hoş vakit geçirmesine yarayan, hiçbir çıkarı olmayan, genellikle çocukların oynadığı eğlenceye denir. İşte dedelerimiz bundan seneler seneler evvel onların çocukluğunda bu oyunlar çok farklı iken şimdiki zamanın oyunları daha da farklı bir haldedir. Dedelerimizden, ninelerimizden, babalarımızdan, annelerimizden, abi ve ablalarımızdan birçok oyun türü duymuş, görmüş ve bazen onlara bu oyunlarda eşlik etmişizdir. 9 Taş, misket, seksek, saklambaç, yerden yüksek, körebe, hırsız polis gibi daha birçok oyun sıralayabiliriz. Hangilerini biliyoruz veya hangilerini hayatımız boyunca oynayabildik? Şimdi gelin sizlerden bir söz almış olayım dijital oyunlardan bir müddet ayrılıp bu oyunlara arkadaşlarımız ile yönelelim ve asıl olan oyun sokakta oynanan oyundur diyerek mekânın sahibi olan sokak oyunlarına sahip çıkalım. Sokak oyunlarının dijital oyunlara göre arkadaşlık, dostluk, yardımlaşma, sarılma, kucaklaşma gibi birçok güzel eylemleri içinde barındırdığını anlayalım. Bunca güzel davranışları barındıran sokak oyunları çağımızda maalesef yalnız kaldı. Yine sokaklarda biz çocukların sesine ihtiyacımız var. O cıvıltı, heyecan, tatlı rekabetler yine geri gelmelidir. Ve böylelikle güzellikler bizim ile olur. Unutulmamalıdır ki sokak oyunlarının hem kişiye hem de topluluğa faydası vardır. Bu fayda herkesin karınadır. Gelin bu yaz Anadolu Gençlik Derneği’nin Yaz Etkinlikleri programlarında buluşalım. Manevi olarak bize katkı sunarken, belirlemiş o9ldukları sokak oyunları ile tanışıp ve yeni arkadaşlarla tanışıp bu yazı unutulmaz ve güzel bir yaz haline getirelim. Mekanın sahibi sokak oyunlarıdır, Yaz Anadolu Gençlik Derneği ile bir başkadır.

13 Mart 2022 Pazar

SAKLI HAZİNE

 

Okumak, güzel bir etkinliktir. Öyle ki bu etkinlik bizleri besler ve büyütür. Bugüne kadar dünyamızda gelişen ve değişmekte olan her şey de katkıları büyüktür. Hayal gücümüze başlangıcıdır. Yeni bir fikirde, yeni bir buluşta yine okumanın ufak dokunuşları vardır.  Okuma böylesine faydalı, böylesine mükemmel bir eylemdir.

Okuma eyleminin başlangıcı ise elbette ki kitaptır. Kitap, sadece kapak ve sayfalardan ibaret gibi gözükse de içi ayrı bir âlemdir. Öyle ki bu âlemi keşfedebilmek adına okumamız gerekmektedir. Kitapta böylesine önemli bir eylemin en önemli parçasıdır. Okumak özgürlüktür diye bir sözü hepimiz duymuşuzdur. Bunu kitabın kapaklarını bir kuşun kanaları olarak görerek yola çıkarsak kavrayabiliriz. Ve gerçekten anlayarak ve anlamlandırarak okursak işte o kitap ile birlikte bizde özgürlüğe kanat çırpıp, yeni âlemler keşfedebiliriz. Çok eski zamanlardan itibaren nice bilgiler ve öğretiler bize kitaplar vesilesi ile ulaşmıştır. Lakin bu kitapları merak edip okumadıktan sonra raflarda durup tozla kaplanırlarsa bize faydaları olmayacaktır. Bu yüzden sürekli keşfetmek, özgürleşmek vurgusunu yapmaktayım. İşte bu kitaplar topluluğunun buluştuğu, raflarda keşfedilmeyi beklediği mekânlar vardır. Bu mekânlara kütüphane adı vermekteyiz. Ve bu kütüphaneler tam manası ile içi saklı hazineler olarak adlandırabiliriz. Öylesine güzel bir mekân ve yine bir birinden önemli kitapları, kitapların içindeki önemli bilgileri barındırdığından bir hazine gibidir. Ve bu mekânın kullanma adabı vardır. Öncelikle bu mekânları sessiz kullanmak gerekmektedir. Çünkü keşifler için yani yeni bilgilere ulaşmak için herkes pür dikkattir. Bu dikkati bozmamak adına sessiz olmak gerekmektedir. Böylesine önemli bir mekânda ancak bu şekilde kullanılırsa hakkı verilmiş olurdu dersek eksik bir söz söylememiş oluruz. Lakin kütüphanelerimize ve okumaya olan ilgi azalmaktadır. Bu hususta biz geleceğin mimarı gençlere büyük işler düşmektedir. Bu hazinelere, özgürlüğe, keşiflere herkesi davet etmek boynumuzun borcudur. Gelin bu ay kütüphaneler haftasında kütüphanelerimize ziyaretler gerçekleştirip bir adım atalım. Ve bu güzelliklere herkesi vesile kılalım.

8 Şubat 2022 Salı

Her Şehit Bir Adımdır Zafere

 Ömür, yaşam ve ölüm arasında geçen süredir. Bu süre zarfında yaptıklarımızdan sorumlu olarak yaşar, ölür ve hesaba çekiliriz. Güzel bir ömür güzel bir ahiret hayatınında habercisidir. Lakin kötülüklere bulanan bir ömürde cehennemin habercisidir. Ömürümüzde yaşadıklarımız üzerinden bir kaç nişane vardır ki bu nişaneler ömürümüzü manalı bir hale getirir ve ahiret hayatında da bizlere makam ve mertebe olarak gelir. İşte Bu makamların en güzeli ve en özeli şehidlik makamıdır. 

Şehitlik, Allah, İslam dini yolunda, vatan için feda edilen bir ömür veya bu uğurda can vermektir. Bu yüzden mertebelerinde en yüksek olanıdır. İslam dini için nice şehidler verilmiştir. Yine ecdadımız dinimiz ve güzel vatanımız için canlarında vazgeçmişlerdir. Tarihin bir çok safhasında bu olaylara tanık olmaktayız. Ve içinde bulunduğumuz ay belkide 1. Dünya Savaş’ında çok önemli yeri olan Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı aydır. Gerek film, gerek çizgi film olarak, kitaplarda da anlatılan bir çok menkıbeler biliyoruz ve duyuyoruz. Seyid Onbaşından, Kınalı Hasan’a bir çok güzel ve hikayeler vardır. İşte o kahramalar ki bugünlerin inşa eden insanlardır. Vatan, millet ve dinimiz için böylesine fedakarlıklar ile bizlere örnek olmuşlardır. Rabbimiz tekrardan onlara rahmet eylesin ve bizleride onların yolundan gidebilmeyi nasip eylesin. Şehitlik mertebesi Rabbimizin sevgili peygamberimizinde övgülerine mahzar bir mertebedir. Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Bakara, 154) diye buyurmuştur. Yani anlaşılmaktadır ki şehidin ölümü normal bir ölüm değildir. İşte bu düstur ile bu bilinç ile olan ecdadımız Çanakkale’de sırt sırta vatan savunması yapmıştır. Bu bilinç yine bizleri biz yapan dünya hayatına anlam katmaktadır. Biz müslümanlar yine bu mana etrafında toplanmamız lazım gelir. 


Bir örnek oluşturması en güzel örnek Şehidliktir. Akıllarda kalacak ders alınacak bir olaydır. Dinimizin zirvesi olan cihat ibadetinin en güzel şekilde bitmesidir. Ve unutmamalıyız ki namazımız, tüm ibadetlerimiz, hayatımız ve ölümümüz sadece ve sadece alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Biz kaşifler tarihini bilen, ibadetlerini yerine getirip iyiliği tavsiye edip kötülükten alı koyan bir topluluğuz. Bu inanç ve şuur ile hayatımızı noktalamamızda tek duamızdır. Ve son olarak bu uğurdaki her şehid zaferin habercisidir. Çünkü zafer inananlarındır. Ve zaferde yakındır.

7 Ocak 2022 Cuma

ÜLKEMİZİN BİLİNEN GERÇEĞİ: DEPREM

 

Dünyada ve ülkemizde birçok doğal afetler meydana gelmektedir. Bu doğal afetler neticesinde de can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Bu kayıplar yaşadığımız şehirleri, oturduğumuz hanelerimize kadar, ailemize ve kendimize kadar bir çok zararın tek başına sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sıralayacak olursak, deprem, sel, fırtına, hortum doğal afetlere örnek olabilir. Ülkemiz açısından ise sık görülen doğal afet depremdir.

Deprem, başlangıç noktası yerin içinde, derinlerinde bulunan, yerkabuğu katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi, yanardağların püskürme durumuna geçmesi gibi doğal bir nedeni olan yerkabuğu sarsıntısı olarak tanımlanır. Geçmişte de çok büyük yıkımlara ve can kayıplarına neden olmuştur. En büyük sonuçların olduğu deprem 1999 yılındaki Marmara Depremidir. Son yıllarda da hepimizin zihinlerinde kalan Elazığ ve İzmir Depremleridir. Bu depremlerde de ciddi can ve mal kaybı yaşanmıştır. Deprem bu durumlardan ötürü bizlerin her zaman hazırlıklı olması gereken bir afettir. Depremler rasathane denilen merkezlerden takip edilir. Dünyamızda her zaman yer hareketleri olarak aktiftir ve gün içerisinde de irili ufaklı depremler yaşanmaktadır fakat derecesi yüksek ise zarar verme gibi bir doğal afete dönüşmüş olur. Yine bu yönü ile de depreme her zaman hazırlıklı olmamız gerekmektedir. Ülkemizde bir deprem ülkesi olduğundan bu gerçek ile yaşantımızı devam ettirirken aynı zamanda tedbirlerimizde sağlamamız lazımdır. Öncelikle evimizdeki eşyalarımızın sabitlenme işlemleri yapılmalıdır. Depreme karşı deprem çantamız hazır olmalıdır. Deprem olması durumunda buluşma yerimiz mutlaka belli olmalıdır. Deprem anında da ise dışarı çıkılmayacak durumda ise sabitlenmiş alanlarda hayat üçgeni pozisyonu alınmalıdır. Camlardan ve sabit olmayan eşyalara kesinlikle yanaşılmamalıdır. Bu ve daha detaylı bilgiler için mutlaka AFAD (AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI) ‘ın bilgilendirici metinleri okunup videoları izlenmelidir.

Deprem, ülkemizde sıkça görülen bir doğal afet olmasından dolayı ülkemizin bir gerçeğidir. Bu gerçek ile yaşarken hazırlıklı olmamız ve tedbirlerimizi almamız çok önemlidir. Tatbikatlar gibi birçok faaliyetler bunun için yapılmakta ve bu faaliyetlere katılım sağlanması gerekmektedir. Deprem büyük bir afettir fakat tedbirler alınırsa bir o kadarda küçük bir soruna dönüşecektir. Afetlerde de depremde olduğu gibi sivil savunmanın önemi büyüktür. Tedbir noktasında da sivil savunma önemlidir. 28 Şubatta Sivil Savunma Günü olarak kutlanmaktadır. Deprem ve sivil savunma her daim birliktedir ve önemlidir. Tedbirler ve sivil savunmayı tanımalı, araştırmalı ve tedbirli olmak her zaman bizlerin yararına olacaktır.