Hayatta tecrübe edilmemiş hiçbir şeyin manası yok derler.
Lakin irade ve akıl apayrı bir veli nimettir. Gel gör ki genelde pek
önemsenmezler, onun yerine garanticilik daha cezbeden, ilgi çeken yönelinen ve
yöneltilen olur. Bunca tecrübenin arkasına sığınarak yaşadığımız bu hayatta
düşünmeden ve irademiz ile hareket etmediğimizden belkide hayatımızın çok
önemli evrelerini, vakitlerini boşa geçiriyoruzdur, kim bilir ?
Çağın en büyük sıkıntısı olabilir sadece tecrübeye, garanti
olana bel bağlamak. İnsanların iradelerini kullanmaması, akıl ederek hareket
etmemeleri gerçekten büyük vasıfsızlık. Çünkü,
insanı insan yapan, diğer canlı olan her şeyden farklı kılan özelliklerdendir
irade ve akıl hususu. Düşünmek ve iradeyi kullanmak gerçekten büyük nimettir,
farkına varan için. Hakikaten garip, hatta o kadar garipki bazen bunun farkına
varmamıza rağmen hala yapmak , kendimizi yaparken bulmak daha içimizde hala
bazı şeylerin oturmadığının nefsimize yenik düşmenin göstergesi. Elbette
tecrübeye sarılacağız, garanti olanı tercih etmek elbette hakkımız ama hayatta
bazen her garanti olan her tecrübe edilen husus bizleri doğru yola sevk
ettirecek diye bir durum söz konusu değil. Aksine bu tarz hususlar daha büyük
yanlışlara, değişik olaylara sebebiyet vermektedir. Ve ardından gelen doğrusu
buydu ama yapacak bir şey yok, başka yapacak hiç bir şeyim yoktu cümleleri ile
pişman olunmuşluğun resmi. Çok duyar olduk, heleki son zamanlarda. Bazen kendi
kendime diyorum ki, doğru bildiğim dahil her şeyi unutayım. Belki akıl etmeme,
irademi kuvvetlendirmeye sebeb olur. Hakikatende insanlığın buna ihtiyacı var ,
hatta büyüklerimizin buna çok daha ihtiyacı var. Evrenin sahibinin yardımının,
karşımıza çıkaracağı şeyleri hatırlamaya ihtiyacımız var. Onun bizlerle
buluşturduğu tevafukları süprizleri unutuyoruz. Hatta ve hatta garantiye,
tecrübeye bel bağladığımız için hayatımızda bu ufak ama güzel olaylara yer bile
kalmıyor kaybolup gidiyor.
Kaçırdık dostlar bu trenide. Ama bir sonraki için geç değil
bence. Hala bu alışkanlığımızdan sıyrılmanın, ayrılmanın hatta kurtulmanın yolu
var. Şimdi bunları burda yaya yaya anlatmak ne kadar doğru ? Elbette doğru
değil. Onca çeşitli hikayeler varki şu dünyada hangi birine bir strateji
belirleyelim öyle değil mi ? O yüzden hür vicdanımız , irademiz ve aklımız var.
Bence tam olarak böyle. Sizde isterseniz kendi içinizde sindirebilirsiniz.
Ufakta da bir ricam eğer benimle hem fikirseniz yaz ayı bu için en uygun aydır.
Bir düşünün derim, vicdanınızı, iradenizi ve aklınızı sorgulayın. Sonrası için
güzel şeyler olacağı kanaatindeyim. İnşallah öyle olacaktır. Her şey gönlümüzce
olsun. Güzel günler hepimizin olsun.