Ömür, yaşam ve ölüm arasında geçen süredir. Bu süre zarfında yaptıklarımızdan sorumlu olarak yaşar, ölür ve hesaba çekiliriz. Güzel bir ömür güzel bir ahiret hayatınında habercisidir. Lakin kötülüklere bulanan bir ömürde cehennemin habercisidir. Ömürümüzde yaşadıklarımız üzerinden bir kaç nişane vardır ki bu nişaneler ömürümüzü manalı bir hale getirir ve ahiret hayatında da bizlere makam ve mertebe olarak gelir. İşte Bu makamların en güzeli ve en özeli şehidlik makamıdır.
Şehitlik, Allah, İslam dini yolunda, vatan için feda edilen bir ömür veya bu uğurda can vermektir. Bu yüzden mertebelerinde en yüksek olanıdır. İslam dini için nice şehidler verilmiştir. Yine ecdadımız dinimiz ve güzel vatanımız için canlarında vazgeçmişlerdir. Tarihin bir çok safhasında bu olaylara tanık olmaktayız. Ve içinde bulunduğumuz ay belkide 1. Dünya Savaş’ında çok önemli yeri olan Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı aydır. Gerek film, gerek çizgi film olarak, kitaplarda da anlatılan bir çok menkıbeler biliyoruz ve duyuyoruz. Seyid Onbaşından, Kınalı Hasan’a bir çok güzel ve hikayeler vardır. İşte o kahramalar ki bugünlerin inşa eden insanlardır. Vatan, millet ve dinimiz için böylesine fedakarlıklar ile bizlere örnek olmuşlardır. Rabbimiz tekrardan onlara rahmet eylesin ve bizleride onların yolundan gidebilmeyi nasip eylesin. Şehitlik mertebesi Rabbimizin sevgili peygamberimizinde övgülerine mahzar bir mertebedir. Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Bakara, 154) diye buyurmuştur. Yani anlaşılmaktadır ki şehidin ölümü normal bir ölüm değildir. İşte bu düstur ile bu bilinç ile olan ecdadımız Çanakkale’de sırt sırta vatan savunması yapmıştır. Bu bilinç yine bizleri biz yapan dünya hayatına anlam katmaktadır. Biz müslümanlar yine bu mana etrafında toplanmamız lazım gelir.
Bir örnek oluşturması en güzel örnek Şehidliktir. Akıllarda kalacak ders alınacak bir olaydır. Dinimizin zirvesi olan cihat ibadetinin en güzel şekilde bitmesidir. Ve unutmamalıyız ki namazımız, tüm ibadetlerimiz, hayatımız ve ölümümüz sadece ve sadece alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Biz kaşifler tarihini bilen, ibadetlerini yerine getirip iyiliği tavsiye edip kötülükten alı koyan bir topluluğuz. Bu inanç ve şuur ile hayatımızı noktalamamızda tek duamızdır. Ve son olarak bu uğurdaki her şehid zaferin habercisidir. Çünkü zafer inananlarındır. Ve zaferde yakındır.