7 Aralık 2020 Pazartesi

Önümüzdeki Endişe: Pandemi

 Bir nefes alıp vermenin bile öneminin idrakini daha net kavrayacağımız bir dönem ile iç içe bir haldeyiz. Öyleki takılan maskeler vesilesi ile rahat nefes alamamanın, alınmaya çalışılan nefes esnasında ıslanan maskelerin, terleyen yüzlerin, buharlaşan gözlüklerin ve nicelerinin pençesindeyiz. Sorun sadece nefes almak ve maske takmak olsaydı. Bu basite indirgenmiş bir sorun gibi şuanlık. Elbette nefes alıp vermek mühim bir durumdur fakat hayatımızda pek farkına varıp şükür sebebimiz olmamıştı yani bu sürece kadar.  Durum ve dahası gözler önünde. Karantinalar, sokağa çıkma yasakları, normal hayattan kopuş, sosyal hayatın bitişi. Zaten birey olarak birbirimizden uzaklaşır olmuştuk. Buda yanına cabası oldu. Endişelenmek elde değil. Yaşananlardan kaynaklı endişeler ayrı, geleceğe dair endişe bazlı kaygı ve korkular apayrı. Bunlar açıkcası daha bir düşündürücü. Çünkü büyük bir çoğunluğumuz belkide normal şartlarda da değişim gösteren dünyanın pandemi sonrasında epeyce değişiceğini düşünüyor ve bununla beraber çeşitli komplo teorileri, korku, endişe, kaygı, belki biraz umut ile hayata tutunmaya çalışıyor. Daha bambaşka hayatlarda geçim sıkıntısı, daha bambaşka hayatlarda barınma sıkıntısı neler neler ile günler birbirini kovalıyor. Açıkcası büyük bir imtihan ile karşı karşıyayız. Bende bir farkındalık oluşturabilmek, biraz daha kendimiz hariç başkalarınında düşünmek empati yapabilmeye vesile olmak adına bir şeyleri acizane hatırlatmaya çalıştım. Bu endişe içimizden kaybolmayacak, bu düşünceler zihnimizde var olacak ama perspektifimiz biraz kendi eksenimizden kaydırıp başka tarafalara da yönlendirebilmeyiz. Bir manevi yol çizme gayem ile sabrın, şükür etmenin bu süreçte önemli olduğunu hem kendime hem size tavsiye etmek isterim. Ve bu süreci farklı kapılara açılmasına vesile olduğunu düşünmeyi, fırsata çevirmek gerektiğini yine hem kendime hemde size belirtmek isterim. Ve en son bizden bağımsız bizden daha zor hayat mücadelesi veren kimseleri unutmamayı, maddi manevi elimizden ne gelirse destek olmayı kendimize görev adetteme gereğini vurgulamak isterim. Endişe hayatımızda her daim var sunanda ve sonrasında da mühim olan bu gibi durumlarda belirlenen ve gidilen yol. İnsan olalım ve insan kalalım. Sonrası için atılacak ilk doğru adım bu olacaktır.

2 Aralık 2020 Çarşamba

Yeni Bir Çıkış Yolu Ümidi: Abdullah Avcı

 Nasıl başlanır, nasıl devam edilir ve nasıl bitirilir ? 3 sene zarfı içerisinde bir çok şeye tanık olduk. Öncesinde Ersun Yanal’a sabretişimiz ve akabinde maddi ve manevi her anlamda yıkılan Trabzonspor. Akabinde yeni yönetim ve Ünal Karaman’ ile tekrardan inanan ve geri gelen Trabzonspor ruhu. Sonrasında bana göre çift taraflı yapılan hatalar ve Ünal Karaman’ın gidişi. Sonrasında birbirine benzer Hüseyin Çimşir ve Eddie Newton dönemi. Kaçan şampiyonluk, ruh kaybolması, kadro iskeletinin bozulması, Avrupa’ya gidememek. Türkiye kupası ile avunma seansları. Bunların hepsini yaşadık ve hala içimizde uhde o kadar çok şey varki, böyle bir vaziyette yönetimde güvenini kaybediyorken tek sıkımlık kurşununu Abdullah Avcı’dan yana kullandı. Ben camiayı ve şehri bilmemesine karşın başlangıç itibari ile tereddütlüydüm fakat açıklamaları genel kanıda bu yöndedir bir güven tazelemeye sevk etti. Ve dersine iyi çalışmış donanımlı biri olarak  ve onunda bir meydan okumaya kendini kanıtlamaya ihtiyaçı olduğundan bir kan uyuşması oldu. Ve takım yeni bir havaya büründü kondisyon vs gibi teknik konularda mesafe kat etti. Hatta en önemli mesele takım savunması noktasında anlınan sonuçlarında göstergesi ile mesafe kat etti. Elbetteki bu oyun Trabzonspor tarihine yakışan bir oyun değil. Fakat dağılan iskelet yapının ardından bir sabır evresi gerekli. Bu sürecide gerek verdiği demeçlerle gerek sahada yaptığı ve aldığı sonuçlar neticesinde Abdullah Hoca’nın verdiği aşikar. Buda bizi gelecek yönünde ümide sevk ettiriyor. Ve bu yönde de gelecek en iyi seçenek Abdullah Avcı ‘idi ve hatta sezon başında gelmeliydi kısmını bile tartışabiliriz. Ama bu boşa kürek çekmek olur. Şimdiye gelecek olursak camiadan olmamasına rağmen hocanın çekincelerimizi yıkması hepimizi rahatlattı. Artık umut kapımız konumuna kendini taşıdı. En azından doğru giden bazı şeylerin olduğunu görebiliyoruz. Ama en ufak bir hata bizi tekrar eski hatta dahada eski istikrarsız günlere taşıyacaktır. Bunun için başta yönetimin ve hocanın hata yapmaması gerekiyor. Özellikle devre arasındaki sürece kadar az kayıp ile kapatıp sonrasında gerçekten faydalı transferler ile süreci güzelce taçlandırmaları gerekiyor. Ve bununda hali hazırda şuan başlanıp tasarlanması gerekiyor. Herkes tereddütte idi fakat bu yıkıldı. Bunu başaran Avcı’ya destek olmakta her taraftarın borcudur. İyi işler başaran yönetim bile ne gibi hatalar yaparak nereye geldiği bu süreç bize çok iyi şekilde gösterdi. Taraftar ufak bir umutta zaten devamını getiriyor. Yönetim ise tekrardan şeffaflığını kazanmak zorunda bu süreçte onları buna itmeli yoksa zaten herkes kötü senaryoyu kurguluyor. Zaten herkes öldürür sevdiğini Trabzonspor’lu herkesi en iyi özetleyen söz budur. Bu şartlarda sadece başarıda kenetlenilir. Çünkü yönetime inançta yitirildi. Her şeyin imarı bu noktada hocada ve bu imarı fırsat bilip avantaja çevirmesi gerekende yönetimdir. Herkes için ümit Abdullah Avcıdır. Herkes için iyi sinyaller verdi fakat devamıda gerekiyor. Biz güveniyoruz. İnşallah tekrardan güzel günler gelir. Şampiyonluklar gitsede bu taraftar iyi futbol ister. Önce bu sağlansın gerisi gelir. Yeniden güzel günlere diyelim ve bitirelim.

Girizgah (Bertaraf giriş yazısı)

Bir iyi niyetin hayata geçmesi adına ilk adımı atabilmek çok mühim bir meseledir. O adımdan sonra diğer adımlara bir cesaret gelecektir. Sonrasında varmak istenilen yere doğru yolculuğa çıkılacak ve belkide o adım vesilesi ile çıkılan bu yolculuk daha nice yolculuklara gebe olacaktır. Biz Bertaraf ekibi olarak bu iyi niyetin hayata geçmesi adına ilk adımı müsadenizle atıyoruz. Sonrasında da her zaman güzel çalışmalar ile sizlerle olmanın gayreti, heyecanı ve mutluluğu içerisinde olacağız. Meramımız, güncel meseleleri insani odaklı, dürüstlük penceresinde gözlemleyerek, fayda süzgecinden geçirip sizlere sunmaktır. Bu ilkeyi sadelik, hakikat ve gelenek temelleri üzerine inşa ettik. Ve böylelikle karşınıza kah bir kitap önerisi ile, kah bir film önerisi ile, kah bir fotoğraf karesini manalandıran hikmetli sözler ile, yer yer güncel meseleleri düşünerek değerlendirme ile gelebiliriz. Belki kim bilir, bunca çabamızın azda olsa bir katkısı olur ve o güzel düşüncelerinize bir dokunuş yapmış oluruz. Kitap listenizde öneri kitabımızın, film listenizde öneri filmimize bir yer olur. Bir fotoğraf karesi ve onu pekiştiren söz ile kalbinize bir ferahlık vermiş oluruz. İşte böyle gayet tabi hayatın içinden, güncel meseleleri ele alacağız. Vakit artık başlama ve başlangıç yapma vaktidir. İyilikler ve güzellikler getirmesi temennisi ve duası ile…