29 Haziran 2018 Cuma

Bir Gökkuşağı

Hayatın renklerinden bir haber insanlara gök kuşağını anlatmak gibi bir şeydi aslında bizimkisi. Hayat insanları farklı farklı yerlerden dahada farklı farklı yerlere sürükleyebiliyor. Çünkü hayatın ana gayesi bu, bir imtihan oluş vesilesinin sebebi bu. Renk demiştik öyle deği mi ? Gök kuşağından bahsettik. Nitelik bakımından da bir ayrıma gitmek gerek. Onca güzellikleri fani olanlar için terk etmek meselesi işte bu niteliklerin başlangıcı. Çağın hastalığı olan dünyevileşme bu şekilde vücut buluyor bu evrende. Tabi birde ahireti için cefa çekenler var. Onlarada geleceğiz. Bugün muhafazakar kimliği ile (ben bu kimliği asla tasvip etmem) belli başlı şeyleri koruduğunu idda edenler aslında büyük kayıpların içinde kendilerini buldular. Bunca kategorize ve kalıp içine girmeye çalışan ve sokulmaya çalışılan insanların tabikide onca bulanıklık arasında gökkuşağını görmesi mümkün değil. Onca kalıp ve kategorize olunmuş şeyler varki işte bunların hepsi birer engel. Ama bu kalıpların nedense hep İslam dinine yönelik olması manevi açıdan dinimize açık bir hedef olarak alınmasının göstergesi. Ben müslümanım diyebilmek yerine muhafazakarım diyebilmek ve bununla anılmayı istemek utanç verici bir tablo. Keza İslamcılık meselesi bunun bir tık ötesinde bir mesele. Bunca kalıplardan en göze çarpanları bu şekilde. Güneşi görmek isteyipte kara bulutlara teslim olmak böyle bir şey. Hiç bilmezdim ben susardım ama büyüdükçe yaşadıkça görebildim. Siyasetin ve ülke yönetmenin sosyoloji açıdan topluma ne gibi etkiler verebildiğini. Hala bunun farkında olmayıp hayatını idame etmeye çalışan gençlerimiz var. Veyahut öğrenilmiş ve öğretilmiş çaresizliğe kendini kaptıranlar var. Güç her zaman haklılık alameti değildir. Tabi fani güçleri kast ediyorum. Yani bu güçler vesilesi ile toplumumuzun eğilimi hayata bakış açısı değişti, yeni tabirler yeni kalıplar gelişti ve kimlik gibi her birimize verildi. Güzellikleri kast etmiştim. Gök kuşağı bunun sadece bir örneği tasvir etmesi kolay olsada gün geçtikçe inanın zorlaşıyor. Cefa galiba burda başlıyor. Uyuyanları uyandırmak kolay ama uyuyor taklidi yapanları uyandırmak zor demişti hani, bilge bir kişi işte orda çağı işaret etmişti. İşte onun öncesinde yine Türkiye’de yükselen en çok cefa çeken kişi ile buna işaret etmişti. Rahmetle..
Hans’ın anladığı ama Hasan’nın anlamadığı 21. yüzyıldayız işte. Cefaya tabiyiz bu yoldanda ayrılmayacağız. Ayaklarımız sabit kılsın Rabbim. Bütün güzelliklerle gökkuşağınıda anlatacağız kapanan,kapatılan ve kapatmaya çalışılan bütün gözleri açacağız. Güzelliğin gücü bir vesile ve onu var edenin gücü her şeye kadir. Güzel günler için cefa çekmeye devam. Vardır bununda bir hikmeti. Sabır ve ilk günki aşkla yine yeniden. O tabir ile çay koy keçeli başlıyoruz, sadece ufak bir çay molası verdik.

27 Haziran 2018 Çarşamba

Bir Değerlendirme

İnsanların yoğun duygularının yıkmış olduğu köprülerin enkazları gün geçtikçe gözler önüne gelmeye başladı. Onca kampanyalar, onca yalan, iftiralar, hırslar kör etti gözleri. Malum atlattığımız bir seçim meselesinden bahsediyorum. Durumu dahada boyutlandıracak olursak belki de zor toparlanacak, belki de tarihin tozlu raflarına karışacak bizi biz yapan şeylerin kayıpları ile bir zafer kazanmış edası ile açıklarımızı kapatmaya çalışıyoruz. Şimdi sürekli yapılan şeyleri yıkıp yıkıp inşa etmekle bu memleketin sorunları çözülmeyeceği aşikar. Her seçim insanları tembelliğe sürükleyecek vaadlerle aslında insanlarımıza zarar verildiği gözler önündeyken gözleri kapatmak çare olmayacaktır. Bir Anadolu irfanı temeli ile ve teknik açıdan ağır sanayi hamlesi ile 1969’da doğan Milli Görüş hareketine bile reva görülen ve çeşitli spekülasyonlarla sindirilme, bastırılma çabası yine bir şekilde insanların kalbine işlenmiş ve sonucunda vatan hainliğine gidecek bir süreç yaşanmıştır. Şimdi kardeşlik edası ile herkesi kucaklamanın derdine düşmüş olanlar ise ne yazıkki burdan oy devşirmektedirler. Her seçim kutuplaşmadan uzak durulmasını bas bas bağıran Milli Görüş bu söylemi ile haklı çıkmıştır ki asıl olan tehlike ırkçılığa doğru eğilen insanımız ile gelecekte bir etnik unsur vesilesiyle doğcak kargaşanın alt yapı çalışmaları tamamlanmıştır. Durum ne kadar kötü gözükse de ümmetçilik kucaklaşması ile Milli Görüş mevsimlik değil her daim ahlak ve maneviyat bekçiliği görevini kendine addetmiştir. Müsterih olmanın ve samimiyetin temsilcisi Milli Görüş yine var ve var olacaktır. Onca kutuplaşmanın, ideoloji karmaşasının son bulması için çözüm Milli Görüştür. Bu da böyle bilip tekraren hatırlatılmış olsun.

25 Haziran 2018 Pazartesi

Bir İç Dip Dalgası

Bir iç dalga vursa bizi. En içimizden bir dip dalga kendini hüsrana bırakanıda alsa içine, kendini sevinç çığlıklarının içine bırakanıda. Ne ne değildir,bilinmez ama bile bile yanlışa sobelenmek bu iç dalganın hepimizin için gerekli olduğunu gözler önüne serdi. Bunca bariz yanlışların yanında gözden kaçanları, görmezden gelinenleri ile atlatılmış görünsede hiç öyle olmadığını yakın zamanda göreceğiz. Taraflı değilim, bütün yanlışları dile getiriyorum. Ama bariz olanları gerçekten kabul edilebilir değil. Her seferinde aynı yanlışa kaymak artık arsız bir noktaya gelindiğinin göstergesi. Kalp kırma taraftarı değilim niyetim belki olurda şapkayı öne koyup düşünebilmeye katkı sağlamak. Basit sloganlarla işin içinden çıkmakla veya sanki geçmişte olanlar unutulup hiç yaşanmamış var sayıp işin içinden çıkmakta doğru değil. Ama ikinci seçenek sizin karakterinizi belirler bunuda söylemeden edemeyeceğim. Kitleleri yönetenlere sesleniyorum. Doğruya en yakın olan yanlış ile senelerdir bir yerler edinebildiniz, ya sonra ? Koca bir meçhul. Bir tercih meselesidir. Sonucunda verilen karara göre nasılsak zaten öyle yönetiliriz. İşte buda bir fırsat olsun belki kulak kabartırsanız...
Birazda kendimize çuvaldız, belki kazanmış olabiliriz yine o eskiyen deyimle lakin niye kalplere giremeyişimizin sorgulama vakti bu kez gerçekten geldi. Daha yeni projeler ve fikirler ile yere daha sağlam basıp ait olduğumuz yere dönmenin vakti geldi. Yoksa onlar bizi haketmiyor demekle biz zaten hiç bir şeyi hakedemeyiz. Eğer haketseydik zaten hak ederdik. Kuru ve klasikleşen sloganları geride bırakalım bence asıl herkes için değişim şimdi başlıyor. Allah yardımcımız olsun olan her şey hayırlara vesile olsun.