12 Mart 2019 Salı

YANLIZLIĞIN TÜRKÜSÜ


Dert çayın demi gibidir. Yalnızlık ise çetin bir kış günü. Neler gelip neler geçiyor ömrümüzde, çoğunu sayamadık sayabildiklerimizi de unutmak üzereyiz. Kimilerini derin bir uykuda unuturuz. Kimilerini boş vermek ile savuştururuz. Ama nedense çoğu kez dertten başımızı kurtaramaz lakin atlatınca da hemen unutup gideriz. Kaç sefer yalnız başımıza kalmışızdır şu ömrümüzde sayamayız, saysak ta bir yere kadar sonra onları da unutuveririz. Bunca atlatılan badirelerin, bir çözümü yok deyip boş vermelerin eşliğinde yürüyoruz işte, ardımızda kalan geçişimize set çekiyoruz, unutuyoruz, boş veriyoruz.
İnsan dert biriktiren bir yapıya sahiptir. Ve çarenin de yalnızlıktan geçtiğini düşünür her seferinde. Dert anlatılmadıkça, yalnız kaldıkça çözüme kavuşacak bir şey değildir. Aksine paylaştıkça, beraber üstüne gidildikçe yok olacak bir şeydir. Bu yüzden inatla, durmadan üstüne gidilmelidir. Çare dertleri, sıkıntıları, sorunları, anlatmaktır. Sus pus olmak sadece işe yaramayan dertler birikimidir. İnsanların birbirlerinin sıkıntılarına çare olmaması, görmezden gelmesi belki de çağımızın bütün seyrini değiştiren temel neden olabilir. Paylaşılmayan hiçbir şey bir fayda vermez veya çözüme gidilme noktasında mesafe kat ettirmez. Susmak çare değildir. Eğer olsaydı bunca yürekler taşlaşmış olmazdı. İşte böyle karanlığa, çözülememezliğe itilen yüzlerce, binlerce, milyonlarca belki milyarlarca insanın farklı farlı yalnızlık türküsü var. Herkes ayrı bir telden, herkes kendi bacağından asılır, herkesin ağzında farklı farklı güfteler yükselir. Durum, hal bu şekilde. Susmak ve susturulmak insanlığa reva görülmüş bir çıkış kapısı gibi ama aslında çıkmaz sokağa dönüşmüş son bulan bir yol.
Tamam susmak çare değil. Peki ya susmayan, konuşmak istediği halde konuşturulmayanlar ne olacak? Hep susmaktan bahsettik. Biraz da susturulmaktan bahsedelim. Belki de bunun vebalinin boyutu daha farklıdır. Dert anlatmakla, adı üstünde dertleşmekle çözüme kavuşur. Ama buna ihtiyacı olan birisini engellemek, başından savuşturmak onu karanlığa, yalnızlığa itmek bir yalnızlık türküsünün daha piyasaya çıkmasına bütün seçkin müzik marketlerinde boy göstermesine sebeb olacak. İyi dertler arkadaşlar. Ama her derde Çare var bu da artık bilinsin. 7’den 70’ine kadar, en ufağından en büyüğüne kadar. Susma, susturulma yoksa sıra sana da gelecek. Ne olursa olsun, ne kadar kapılar kapansa da derdine çare ara, dertleşecek birilerini mutlaka bul. Bugün değilse yarın ama elbet bir gün. Susma, susturulma, her zaman konuşma anını kolla. Hiç utanma, çekime de, o olmazsa başka biri olur. Dert bitmez, sineye çekip, çektirilip yalnızlığa sürüklenmekle nihayete ermez. Yeter artık de çünkü artık yalnızlık türküsünün susup kardeşlik türküsünün konuşma vakti geldi.