30 Temmuz 2017 Pazar

Filistin Davası

Bugün küçük taşlara  ayağımızı takma günü değil. Bugün birlik olma günüydü. Onun az konuşması, bunun fazla konuşması bizim bugünkü gündemimiz olamaz.Bugün Filistin'in özgürlüğü dışında hiç bir konu gündemimiz olamaz.Bu Filistin davasına bir hakaret olur. Filistin davası hak ile batılın fiilen mücadele ettiği bir cephedir. Bugün ne görüşe tabi olursak olalım insan olmamız ve müslüman olmamızın gereği ile ordaydık,orda olamasakta televizyonlarımız başında dualarla ordaydık ve Filistine kardeşlerimize selam gönderdik. Bugün bir birlik fotoğrafı verdik. Hak için haktan yana olduğumuzu gösterdik. Bugün mazlum bütün coğrafyalara umut olduk. Siyonizm illetine de korku. Bu bizi mutlu etmez mi ? Bir olunca ne kadar güzel olduğumuzu batıla karşı dik duruşumuzu bir kez daha gösterdik. Evvela sevgi diyoruz. Bir şeyleri yıkmak en basit olanı. Sevmek bedel ödemektir. Ve en güzel sevdalar da davalardır. Bir mihenk taşıdır Kudüs davası. Bir İslam müdaafasıdır. Semboldür Kudüs. Ey Kudüs, bekle işte geliyor ümmet bak işte ümitsizlik yok gam yok keder yok sonuna kadar inanç var. Bugün birçok güzel şeye sahit olduk. Bugünü bir milat alıyoruz. Bu günden sonra Filistin davası ve mazlum coğrafyalarda olan zulümleri her zaman gündemimizde tutuyoruz. Artık karamsarlık yok, yıkmak yok, kin yok. Artık ümit var, yapmak var, sevgi var. Filistin özgür olana, dünya güzel bir yer olana dek...

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Emanet Bizdedir

Mahsunuz.Kalbimiz mazlum.Aklımız mülteci.İhtimal dahil vermediğimiz olayların kurbanıyız.Dereyi görmeden paçayı sıvamak gibi bir deyim vardır, işte bu zaman öyle zamaki kıvırdığımız paçalar ne yazıkki az kıvrıldığımızdan ıslanabiliyor.Yani Filistin,Mescid-i Aksa meselesi tam olarak özeti bu.Dün Filistin topraklarının bağımsızlığını konuşurken bugün Mescid-i Aksa'da ibadet özgürlüğü meselesini konuşuyoruz.İsrail'in haddini aşması devlet büyüklerimizin ihtimal dahil vermediği bir olay olsa gerek.Çünkü olaylara karşı çok şaşkınlar.Ne söyleceklerini bilemiyorlar.


İsrail'in bizim dostumuz olabilme ihtimali olabilir mi sizce ? Buda bir ihtimal sonuç olarak ve devlet büyüklerimizin konuşmalarında İsraille olan dostluk ve normalleşme gibi söylemleri hepimiz duymuş ve okumuşuzdur.Demek ki devlet büyüklerimizin ihtimal verdiği bir husus olsa gerek bu durum.Açıkcası acı bir tablo.Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer atasözü tam manası ile etkisini göstermemiş olsa gerek bunca olanlara rağmen hala İsraille her manada devam eden ilişkiler dilimizin daha çok yanacağının habercisi.Ve bazı kardeşlerimizin bu olayın siyasetle ve siyasi yaptırımlar ile çözülmeyeceğinden bahsetmesi ise akıl almaz bir durum olarak aklımda yer edinmiş durumda.Ve bunu dile getiren kurum ve kuruluşları yıpratıcı manada eleştirmeleri ve çeşitli ithamda bulunmaları kabul edilemez bir durumdur.Bilinmelidir ki zamanın en büyük kozlarından birisi siyasettir. Bunu inkar etmekle pek bir yere varılacağı kanaatinde değilim.Çoğu şeyin kapalı kapılar ardında konuşulduğu şu zamanda kınamanın faydası kalbi bir nebze olsun mutmain etmedir.Bu bağlamda elinde  ne imkanı olursa olsun müslüman şahsiyetin bunu esirgememesi ve devlet büyüklerimizi doğru ve kararlı tutumlara sevk ettirmesi önemlidir. Unutmayalım ki ilk kaybediş içimizdedir.Ardından toplum,ardından  devlet,ardından bütün İslam alemi, ardından bütün dünyadır.Doğru şeyler ne kadar zor olsada uğrunda yapılacak çabalar o kadar kutsal ve değerlidir.İslam bir onur meselesidir.Uğruna verilen nice canlar bekası içindi.Kaybedeceğimiz hiç bir şey yok ama kazanacağımız bir ahiretimiz var.

Başta bütün mazlumlar ve Filistin için vakit geçmektedir.Emanet bizdedir.

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Darbeler

Bir gençlik imar etme derdindeyiz. Bugün veya dün acı ama kardeş kardeşin karşısındaydı. Bir şeyleri ötekileştirip işin icinden sıyrılmak en basit olanı vatan haini kisvesi ile çok kolay sıyrılabiliyoruz işin içinden. Elbette namlusunu vatanına vatandaşına çeviren birini masumlaştırma çabası değil bu. Meselenin bam teli kardeşle kardeşin karşı karşıya gelmesi. Bunu ülkecek hergün yaşıyoruz ve en acısının yıl dönümündeyiz. Genel manada İslam coğrafyalarınında fotoğrafını çekecek olursak ordada kardeş kardeş ile karşı karşıya. Onun için biz bir gençlik imar etme derdindeyiz. Menfaate çıkan kapılara eyvallahı olmayan, hayatının her safasında attığı her adımı hayırlı güzel işlere vesile olan ve bütün insanlığa faydalı olacak bir nesil imar etme derdindeyiz. Genel ahlaki terimlerle belirtmek istiyorum aslında bunu adına müslümanca duruş deyip belli bir kesimle sınırlandırabilirdim. Ezelindede ebedisindede bu temel mefumları taşıyan dindir zaten İslam.Ahlaki olması açısından ve evrensellik açısından söylüyorum hepimizin vicdanı ve doğruyu seçebilmesi adına aklı var.İnsan niçin yaşar ki ? İyi bir insan olmak için, herkese faydalı olabilmek için. Bu bağlamdan yola çıkarak güzel olan her şeye bir adım atmış olacağız.İyi bir insan profili çizelim. İçine birçok terimler koyacağız. İyi olursak hep iyi olanlar bizi bulur.İyilik ve güzellik için yaşanabilir bir ükemiz ve dünyamız için bütün insanlık için bir nesil yetiştirmede derdindeyiz. Eğer evlatlarımız maneviyatçı olursa elbette kardeş kardeşin malına göz dikmez diyor Allah ona rahmet etsin mekanı cennet olsun. Şapkayı öne koyma zamanı geldide geçiyor. Bizden götürülenler 10 darbe büyüklük etkisinde.Rabbim bir daha yaşatmasın. Dinin sancaktarlığını yapmayı bu millete nasip eden Allah'a hamd olsun. Her nasibinde bir imtihanı vardır. Rabbim bizi bu imtihanı en iyi şekilde verenlerden eylesin. Devletimize dinimize zeval vermesin. Bir nesil yetiştirme derdindeyiz tek gayemiz çağa ve insanlara aydınlık olmak

. O yüzden kuklayı değil kuklacıyı vurmak için mücadele veriyoruz. O zaman buyrun yine yeniden başlıyoruz.

13 Temmuz 2017 Perşembe

Bana Göre Milli Görüş

Sıkça duymuşuzdur. En çokta onun agzından dökülmüştür. Milli Görüş nedir ? Nereyi temsil eder ? Ne mana ifade eder ? Bana göre hayra bir adımdır. Halis niyettir Milli Görüş. Karşılıksız, Allah için sevmenin adıdır. Güzel olana davettir. Aynı menemene ekmek banmaktır. Kardeşinin kederine ortak olmaktır Milli Görüş. İslam birliğinin temel taşlarındandır. Bugün belkide çoğu derde derman olacak bir tedavi yöntemidir. İslam ile milliyetçiliği çok güzel analiz edebilmedir. Mikroda Yeniden Büyük Türkiye, makroda Yeni Bir Dünyadır. Kişilere yüklenecek bir şey değil basite indirgenyecek kadar evrenseldir. İçimizdeki  anlamdıramadığımız çoğu güzel şeyin  adıdır. Milli Görüş bir insanın olması gereken siyasi kimliğidir. Dik duruşlu olmanın,ferasetin,siyasetin müslümana göre müslümanca hatta bütün insalığı kapsayacak hali ile hakikat ve hakiki şekilde yapılmasıdır. Her işi ahlaki olarak yapabiliriz. Siyasetide ve pek çok kulvardaki eksikliği kapatabilecek bir kavramdır aslında. Bugün özlenen istenen bir tablodur. İnsanlığa vefa borcudur Milli Görüş. Herkesin ağzındaki aslında öyle olması lazımdır kısmıdır. Ama ile başlayan kısım ise ne yazikki seküler olan ve Milli Görüş'ü hiç alakadar bile etmeyen bir kısımdır. Daha çok tanımı var aslında hemde herkese göre. Ama benim için en güzel tanımı teblig yaparken sözlerimizi toparlayan hizaya sokan karşı tarafı mutmain eden o kilit kelimedir Milli Görüş. Hakkı temsil etmeye çalışır. İstikamet ehli olmaya çalışır bunun gayretinde bunu çabasındadır. Ne güzel topluluktur. Bir çınar gibi gölgeside ferahlıyoruz. İtiraf edin ki sizde özlediniz. Ve içindeki anlamdıramadığınız meselelerin cevabını arıyorsunuz. Sizde bir şeyler değişsin, herkes mutlu olsun istiyorsunuz. Zulüm dursun, kardeş kardeşi vurmasın istiyorsunuz. Menfaatsiz bir yere sığınmak istiyorsunuz. Batılı zelil etmek istiyorsunuz. Aradığınız şey pek uzağınızda olmasa gerek. Mazisi tertemiz bir görüş mensubu olmak istiyorsanız hiç vakit kaybetmeyin. Vakit kısa her şey fani. 47 yıllık bir çınar üstüne ne sevdalar kazımış gördünüz mü ? Her şey için geç olabilir ama çok geç olmaz iyi niyet en temeldede olasa bir kazançtır. Bir şeyleri düşünebilme adına bu şansı kendimize vermeliyiz. Ve dünya o dakikadan irtibaren düzelecek. Ve artık taşlar gediğine oturacaktır. Milli Görüş bir tebessümdür. Milli Görüş İslam Birliği ile her şeyin çözüleceğini dile getirmektir. Söylenenleri fiile dökebilmektir. Arıyoruz ve bulduk. Mutluyuz hamd ediyoruz ki geçmişteki gibi hala aynı çizgide ve hala bir şeylere yön verebilmek için mücadele halinde...

4 Temmuz 2017 Salı

TÜRK OLMA NİMETİ

Aslında her nimet beraberinde bir imtihanı getirir. Güncel olaylara bianen bir kaç kelamda ben etmek istiyorum. İtidalli olduğum kanaatindeyim. Bu yüzden orta yolu bulma adına ortadaki karmaşayı bitirebilirim. Aslında bu benim kimliğinde var çünkü ben başta elhamdülillah müslümanım ve Türküm. Türk oluşum rabbim tarafından bana verilen bir nimettir ve her nimetinde bir imtihanı olduğunu söylemiştim. Hatta imtihanları da diyebilirim. Geçmişe dayanarak atalarımızın dönüm noktası tabiki de İslam dini ile şereflenmeleri tabiri caizse o izzetli gömleği giymeleridir. O günden bugüne kadar dinimiz ve vatamız için bir çok mücadelerin içinde bulunduk. Zaten en önemli özelliğimizde bu olsak gerek mücadeleci kimliğimizin İslam dini ile taçlanması en büyük dönüm noktamızdı. Ben buna bir nevi nimet gözü ile bakıyorum çünkü bu mücadeleci yapımız ile Rabbimiz bize dinin sancaktarlığını yapma nasibini,şuurunu daha en baştan beri vermiş oldu. Bu sorumluluğu her müslüman alması gerek ama bunu bizim kendimizede bir görev olarak addetmemiz bile bir nasip meselesidir. Yine dinimizin Türk toplumu ile özdeşleşen bir diğer hususu ise hoşgörü diyebilirim. Ve buna sayısız örnekler verebiliriz. Bu izzetli gömleğin bizimle bütünleşmesi tam manası ile bir nimet faydalanma olayı ise nasip işidir. Hal böyle iken malum olan İslam coğrafyalarındaki olaylara karşı o coğrafyadaki kardeşlerinin tutumu bizi derinden etkiliyebilir veya sağlıklı karar vermemize engel olabilir. Lakin önce dinimiz gereği sonra ırkımız gereği bize nasip olan hoşgörü ve mücadeleci yapı ile kin tutmadan,ortayolu bularak hareket etmemiz gerekmekte. Hak olan bir şey var oda müslüman müslümanın kardeşidir. Buna istinaden bazı husumetleri,kardeşlerimizin yaptığı hataları düzelterek ve hoşgörü ile hareket etmemiz meseleleri kökünden çözeceğini düşünüyor ve buna inanıyorum. İyilik ve güzellik ile birlik ve beraberlik ile sevgi ve hoşgörü ile herşeyin çözüleceğini biliyor ve bunu söylediğim gibi tekrar yineliyorum. Bir iyilik bütün kötülükleri bitirmek için bir adımdır. Hak olan tek başına bütün yanlışları kaybetmeye gücü ve kudreti yetendir. Bir kez daha ecdadımıza bakmayı onlardan alacağımız destekle ve çıkaracağımız dersler ile sorunların üstüne gitmeliyiz. Kalbimizi,aklımızı,imanımızı kontrol edelim ve bu mücadele için yollara düşelim. Anlatalım,hareketlerimiz ile güven verelim.

Farkına varalım ve yola koyulalım zaman azalıyor ve kardeş kardeşe kıyıyor...

2 Temmuz 2017 Pazar

Güneşin Batış Tarifi

Bir gün güneşin battığı yerdeyim. Seyrettim olanları. Elde olmayan şeyler var engellemeyecek. İşte onlardan bir tanesidir, gündüzün sırayı geceye vermesi. Güzelde eser serin serin insanı bir hoş eder inceden. Böyle bir zamanda yanında eksik olmayacak bir şeyde çaydır. O günde tabiki yine çayım yanımdaydı. Bir yudum aldım ve sessiz sakin oturdum kaldım. Konuşulacak pek bir şeyde yoktu. Zaten güneşin battığı yerlerde pek bir olayda olmaz. Herkes bir köşeye çekilmenin derdindedir. Gün biter bize ayrılan sürenin son dakikalarıdır. Güneş bile işini bitirmiştir ve gidiyordur. Geri gelecektir ama biraz var ona. Güneşin battığı yerlerin insanları artık yorulmuştur. Gecenin sessizliği onlara gelecek en güzel hediyedir. Sessizlik bir çok şeyide ardında getirir orda. Huzuru ve sağlıklı düşünebilmeyi. Tek ihtiyacımız olan bu oysa. Gece teffekkür vaktidir. Geceyi aydınlatmaya çalışan yapay ve yapma olanlara kanmayın. Gün batımı gibi her şeyin bir sırası var bu ilahi düzende. Gecemiz gündüzümüze karışmasın. Herkesin buna ihtiyacı var hemde herkesin. Güneşin batışı güzel şeyler için bir vesile olabilir o vakit. Garibanın bir günü daha bitirme sevinci olabilir. Kıymet bilmek lazım o yüzden. Her yaratılanın hayıra vesile olma gibi bir görevi var, bakıpta görene. Zaman dursun demiyeceğim güneş batsın, sıra bize gelsin, bizi geçsin gitsin. Yaşanılacak şeyler var güneşin batışı sadece bir zaman dilimi. Fani olan o ve biz gibi, baki olana doğru yol ama vakti. Bir güneş daha batacak yine bu gün doğduğu gibi. Vadeler dolacak veya azalacak. Unutmadan bir gün batımını seyredin derim çay eşliğinde güzel bir düşünme vaktidir. Tadı damağınızda kalacaktır. Vadeler meselesine gelince her fani vadesini dolduracaktır. Ne mutlu güzel yaşayabilene...