13 Nisan 2019 Cumartesi

Beni Kendime Sakladım

İnsan, çoğu şeyi unutur. Çoğu şeyin kolayına kaçar, akıl etmez. Gösterişi ve abartıya ise bayılır. Öyledir ki bu abartı bunu herkese gösterme ve kanıtlama çabasıdır. Devir öyle bir devir ki bu olaylar örgüsünün büyümesindeki en büyük faktör olmuştur. Ufaktan başlıyacak olursak galiba böyle.
Beşer şaşar diye boşuna dememişler. Unutmamızın, akıl etmememizin, kolaya kaçmamızın en genelleme tabir ile nefse uymamız bu şaşma ile gerçekleşir. Bu zaten az buçuk bilinmektedir ve insanlık tarihinin her safasında olağan durumdadır fakat şimdi ile karşılaştırırsak çok çok bir büyüklük oluşturmamaktadır. Meseleyi dahada dallandırıp budaklandıran şey çağımız ile beraber evrilen bir çok hususun çok farklı noktalara gitmesidir. Bu yüzden her gün geçtikçe kat kat büyümesinin sebebinin biraz irdelenmesi gerekmektedir. Bunun perde arkasındaki şeyin ortaya çıkarılması gerekmektedir. 
Yaşantımızda kaybettiğimiz bazı şeyler vardır. Ama o bazı şeylerin içindeki tek bir kavram püf noktasıdır. Gerek farkında olmadan, gerek farkında olarak elimizden kayıp giden bizi biz yapan bir kavram vardır. Sanki neyden söz ettiğimi az buçuk tahmin eder ve kelimelere döker gibisiniz. Evet bildiniz mahremiyet . Çağımızın en hassas konusu belkide ve söylediğim gibi gün geçtikçe önemini yitirir halde. Ve yine öyleki bunun yayılmasını sağlayan mecralar bir hayli popüler ve türer halde. Gün geçmiyor bile değil, bir saniyemiz geçmiyor ki buda mı oldu diyerek insanlığımızı sorgulayamayalım. O kadar farklı tabirlerle, akımlarla gerçek hayatta ve sosyal medyada karşımıza çıkıyorlar ki hayatın acımasızlığı ve beşer olarak bizlerinde bunlara çanak tuttuğu ortaya çıkıyor. Olanları tek bir noktaya sabitleyerek mahremiyet olgusunu sığlaştırmış oluruz. Fakat iletişim çağı olması nedeni ile bir çok mecrada özellerimiz çok kolay şekilde kişiselliğini yitirmekte ve anlamsız hale gelmektedir. Mahremiyet duvarları bir bir yıkılmakta domino taşı misali bir hal almaktadır.
Farkında değiliz ama işin bereketsizliğide burdan kaynaklanmaktadır. Başka yerlerde aramak beyhudeliktir. Bu noktada da bazı nefsi duyguları yıkmak gerekmektedir. Şu an ne yaptığımızın bizim gibi sıradan birisinin alakadar olan şöyle dursun alakadar olmayan birisinin neden aklında yer işgal etsin ki ? Magazine hayat ile içimize içimize ekilen her türlü nifak tohumlarının neden büyümesine fırsat verelim ki ? Bu soruları sık sık kendimize sormak lazım diye düşünüyorum. Umarım bu soruların cevapları halis bir yolun başlangıcı olur. Çağın bu kirli çarkınada bir çomak sokulmuş olur. Bir iç döküştür bi bitiriştir; Beni kendime sakladım ve hiç bırakmadım, bırakmadım ki bu çağa ayak uydurmadım. Mahremiyeti acizane böyle dile getirmek geldi içimden. Muhabbet ve sevgi ile...