Yaşıyoruz
yaşamakta olduğumuz hayatımızı. Gülüyor, üzülüyor, şaşırıyor bazen tarifi
olmayan duygular içinde de buluyoruz kendimizi. Kendimizi buluyoruz evet lakin
başkanlarının ne durumda olduğunu, yaptıklarımız ile onlara karşı yanlış bir
eylem içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Başkaları deyip diye geçmeyin,
başkalarına çok farklı manalar yüklemiş oldum çünkü. Açıkçası sizde başkalarına
en yakından uzağınıza pay biçebilirsiniz. Dünya bu yüzden bizim ve çevremizdeki
sevdiğimiz insanların etrafında dönmüyor. Evet dönmüyor, dünyayı kendi
etrafında dönüyor zannedenler utansın.
Yürek burkmak,
kalp kırmak, incinmek, incitmek artık eskisi kadar dikkat edilir bir hal
olmaktan kalkar durumda. Bir özgür olma şarkısıdır başladı çalmaya devam
ediyor. Nasıl bir özgürlükse herkes birbirinin hakkına girerek daha özgür olma
peşinde. Kimi zaman asılsız bir iftira, kimi zaman hiçe sayarak, kimi zaman
ezerek, kimi zamanda gerisini siz getirin işte. Yaşıyorsun bu hayatı deyiminin
de bu olaylar içerisinde popüler olduğunu düşünüyorum. Onca yaşantı içinde
sadece kendi yaşantın ile ön plana çıkmak, kendin için yaşamak, kendin için
özgür olmak, en en en olmak nasıl bir yaşamsa bilemem, ne kadar güzel olduğunu
da daha idrak edemedim ama yaşıyor olanda kendince yaşıyordur hayatını. Bencil
olmak, paylaşmamak, cimri olmak bu ve bunun türevleri yaşıyorsun bu hayatı
felsefesi içinde kendine yer buluyor olduğunu düşünüyorum. Kutuplaşmadan
beslenen, bütün hedeflerine giden yolda bu strateji ile hareket eden nede çok
insan, kurum, kuruluş yapı var. Birde tutturmasınlar mı bireysel hak ve
özgürlükler, basın özgürlüğü, dokunamamazlık
falan insan hakikaten hayret ediyor. Hayatımızın her karesinde ama her
karesinde kesinlikle kendimizi bu durumlarla karşılaşmıyorum söylemleri ile kandırmayalım.
Bazen tam ortasında da olabiliyoruz, bazen sadece izleyerek bu durumu
görebiliyoruz. Neden bu durumla ilk kez karşılaşıyormuş veya hiç karşılaşmamış
gibi davranıyoruz? Zaten herkes yeteri kadar bu psikoloji ile bütünleşmiş
durumda. Bu kervana bir yenisi daha eklemeyelim. Yükselenin insanların olduğu
alçalanın ise insanlar arasında engel olan bu gibi duvarların olmasına gayret
gösterelim.
Aslında hepimiz
çok iyi biliyoruz ki her şey birlikte iken daha güzel, paylaşınca daha
keyiflidir. Ama ısrarla bir buhrana sürüklenebilmek için debelenip duruyoruz.
Elbette insanız hatalarımız olacak fakat bir hata üzerinde de ısrarla durmak
tam bir yaşam israfıdır. Hayallerimizde kendimizce onca güzel yaşam kurguları
var, var olmaya devam etmeli. Bunların hayal olarak kalması ve sadece gece
güzel bir uykuya dalabilmek için kullanılması ise kanayan yaramızdır. Bir benle
güzel olmaz diye hiç kimse kendini geri plana atmasın. Umutsuzluk üzerine bir
ömür inşa etmesin. Bencil olmasın, cimri olmasın yapılacak en güzel şeyin daima
takipçisi olsun. Derin ahlar yerine derin derin ohlar çekilsin ki her oh
çekişin sonunda Dünya varmış be denile bilsin. Ve hiç unutulmasın üstüne de
herkes bilsin ki dünya böyle böyle güzel olacak. Yolun sonu böyle düzlüğe
çıkacaktır.