Dert çayın demi gibidir.
Yalnızlık ise çetin bir kış günü. Neler gelip neler geçiyor ömrümüzde, çoğunu
sayamadık sayabildiklerimizi de unutmak üzereyiz. Kimilerini derin bir uykuda
unuturuz. Kimilerini boş vermek ile savuştururuz. Ama nedense çoğu kez dertten
başımızı kurtaramaz lakin atlatınca da hemen unutup gideriz. Kaç sefer yalnız
başımıza kalmışızdır şu ömrümüzde sayamayız, saysak ta bir yere kadar sonra
onları da unutuveririz. Bunca atlatılan badirelerin, bir çözümü yok deyip boş
vermelerin eşliğinde yürüyoruz işte, ardımızda kalan geçişimize set çekiyoruz,
unutuyoruz, boş veriyoruz.
İnsan dert biriktiren bir yapıya
sahiptir. Ve çarenin de yalnızlıktan geçtiğini düşünür her seferinde. Dert
anlatılmadıkça, yalnız kaldıkça çözüme kavuşacak bir şey değildir. Aksine
paylaştıkça, beraber üstüne gidildikçe yok olacak bir şeydir. Bu yüzden inatla,
durmadan üstüne gidilmelidir. Çare dertleri, sıkıntıları, sorunları,
anlatmaktır. Sus pus olmak sadece işe yaramayan dertler birikimidir. İnsanların
birbirlerinin sıkıntılarına çare olmaması, görmezden gelmesi belki de çağımızın
bütün seyrini değiştiren temel neden olabilir. Paylaşılmayan hiçbir şey bir
fayda vermez veya çözüme gidilme noktasında mesafe kat ettirmez. Susmak çare
değildir. Eğer olsaydı bunca yürekler taşlaşmış olmazdı. İşte böyle karanlığa,
çözülememezliğe itilen yüzlerce, binlerce, milyonlarca belki milyarlarca insanın
farklı farlı yalnızlık türküsü var. Herkes ayrı bir telden, herkes kendi
bacağından asılır, herkesin ağzında farklı farklı güfteler yükselir. Durum, hal
bu şekilde. Susmak ve susturulmak insanlığa reva görülmüş bir çıkış kapısı gibi
ama aslında çıkmaz sokağa dönüşmüş son bulan bir yol.
Tamam susmak çare değil. Peki ya
susmayan, konuşmak istediği halde konuşturulmayanlar ne olacak? Hep susmaktan
bahsettik. Biraz da susturulmaktan bahsedelim. Belki de bunun vebalinin boyutu
daha farklıdır. Dert anlatmakla, adı üstünde dertleşmekle çözüme kavuşur. Ama
buna ihtiyacı olan birisini engellemek, başından savuşturmak onu karanlığa,
yalnızlığa itmek bir yalnızlık türküsünün daha piyasaya çıkmasına bütün seçkin
müzik marketlerinde boy göstermesine sebeb olacak. İyi dertler arkadaşlar. Ama
her derde Çare var bu da artık bilinsin. 7’den 70’ine kadar, en ufağından en
büyüğüne kadar. Susma, susturulma yoksa sıra sana da gelecek. Ne olursa olsun,
ne kadar kapılar kapansa da derdine çare ara, dertleşecek birilerini mutlaka
bul. Bugün değilse yarın ama elbet bir gün. Susma, susturulma, her zaman
konuşma anını kolla. Hiç utanma, çekime de, o olmazsa başka biri olur. Dert
bitmez, sineye çekip, çektirilip yalnızlığa sürüklenmekle nihayete ermez. Yeter
artık de çünkü artık yalnızlık türküsünün susup kardeşlik türküsünün konuşma
vakti geldi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder