7 Mayıs 2019 Salı

YAŞIYORUZ BU HAYATI FELSEFESİ


Yaşıyoruz yaşamakta olduğumuz hayatımızı. Gülüyor, üzülüyor, şaşırıyor bazen tarifi olmayan duygular içinde de buluyoruz kendimizi. Kendimizi buluyoruz evet lakin başkanlarının ne durumda olduğunu, yaptıklarımız ile onlara karşı yanlış bir eylem içinde olduğumuzun farkında bile değiliz. Başkaları deyip diye geçmeyin, başkalarına çok farklı manalar yüklemiş oldum çünkü. Açıkçası sizde başkalarına en yakından uzağınıza pay biçebilirsiniz. Dünya bu yüzden bizim ve çevremizdeki sevdiğimiz insanların etrafında dönmüyor. Evet dönmüyor, dünyayı kendi etrafında dönüyor zannedenler utansın.
Yürek burkmak, kalp kırmak, incinmek, incitmek artık eskisi kadar dikkat edilir bir hal olmaktan kalkar durumda. Bir özgür olma şarkısıdır başladı çalmaya devam ediyor. Nasıl bir özgürlükse herkes birbirinin hakkına girerek daha özgür olma peşinde. Kimi zaman asılsız bir iftira, kimi zaman hiçe sayarak, kimi zaman ezerek, kimi zamanda gerisini siz getirin işte. Yaşıyorsun bu hayatı deyiminin de bu olaylar içerisinde popüler olduğunu düşünüyorum. Onca yaşantı içinde sadece kendi yaşantın ile ön plana çıkmak, kendin için yaşamak, kendin için özgür olmak, en en en olmak nasıl bir yaşamsa bilemem, ne kadar güzel olduğunu da daha idrak edemedim ama yaşıyor olanda kendince yaşıyordur hayatını. Bencil olmak, paylaşmamak, cimri olmak bu ve bunun türevleri yaşıyorsun bu hayatı felsefesi içinde kendine yer buluyor olduğunu düşünüyorum. Kutuplaşmadan beslenen, bütün hedeflerine giden yolda bu strateji ile hareket eden nede çok insan, kurum, kuruluş yapı var. Birde tutturmasınlar mı bireysel hak ve özgürlükler, basın özgürlüğü, dokunamamazlık  falan insan hakikaten hayret ediyor. Hayatımızın her karesinde ama her karesinde kesinlikle kendimizi bu durumlarla karşılaşmıyorum söylemleri ile kandırmayalım. Bazen tam ortasında da olabiliyoruz, bazen sadece izleyerek bu durumu görebiliyoruz. Neden bu durumla ilk kez karşılaşıyormuş veya hiç karşılaşmamış gibi davranıyoruz? Zaten herkes yeteri kadar bu psikoloji ile bütünleşmiş durumda. Bu kervana bir yenisi daha eklemeyelim. Yükselenin insanların olduğu alçalanın ise insanlar arasında engel olan bu gibi duvarların olmasına gayret gösterelim.
Aslında hepimiz çok iyi biliyoruz ki her şey birlikte iken daha güzel, paylaşınca daha keyiflidir. Ama ısrarla bir buhrana sürüklenebilmek için debelenip duruyoruz. Elbette insanız hatalarımız olacak fakat bir hata üzerinde de ısrarla durmak tam bir yaşam israfıdır. Hayallerimizde kendimizce onca güzel yaşam kurguları var, var olmaya devam etmeli. Bunların hayal olarak kalması ve sadece gece güzel bir uykuya dalabilmek için kullanılması ise kanayan yaramızdır. Bir benle güzel olmaz diye hiç kimse kendini geri plana atmasın. Umutsuzluk üzerine bir ömür inşa etmesin. Bencil olmasın, cimri olmasın yapılacak en güzel şeyin daima takipçisi olsun. Derin ahlar yerine derin derin ohlar çekilsin ki her oh çekişin sonunda Dünya varmış be denile bilsin. Ve hiç unutulmasın üstüne de herkes bilsin ki dünya böyle böyle güzel olacak. Yolun sonu böyle düzlüğe çıkacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder