11 Haziran 2019 Salı

YAŞANMIŞLIK SENDROMU


Hayatta tecrübe edilmemiş hiçbir şeyin manası yok derler. Lakin irade ve akıl apayrı bir veli nimettir. Gel gör ki genelde pek önemsenmezler, onun yerine garanticilik daha cezbeden, ilgi çeken yönelinen ve yöneltilen olur. Bunca tecrübenin arkasına sığınarak yaşadığımız bu hayatta düşünmeden ve irademiz ile hareket etmediğimizden belkide hayatımızın çok önemli evrelerini, vakitlerini boşa geçiriyoruzdur, kim bilir ?
Çağın en büyük sıkıntısı olabilir sadece tecrübeye, garanti olana bel bağlamak. İnsanların iradelerini kullanmaması, akıl ederek hareket etmemeleri gerçekten büyük vasıfsızlık. Çünkü,  insanı insan yapan, diğer canlı olan her şeyden farklı kılan özelliklerdendir irade ve akıl hususu. Düşünmek ve iradeyi kullanmak gerçekten büyük nimettir, farkına varan için. Hakikaten garip, hatta o kadar garipki bazen bunun farkına varmamıza rağmen hala yapmak , kendimizi yaparken bulmak daha içimizde hala bazı şeylerin oturmadığının nefsimize yenik düşmenin göstergesi. Elbette tecrübeye sarılacağız, garanti olanı tercih etmek elbette hakkımız ama hayatta bazen her garanti olan her tecrübe edilen husus bizleri doğru yola sevk ettirecek diye bir durum söz konusu değil. Aksine bu tarz hususlar daha büyük yanlışlara, değişik olaylara sebebiyet vermektedir. Ve ardından gelen doğrusu buydu ama yapacak bir şey yok, başka yapacak hiç bir şeyim yoktu cümleleri ile pişman olunmuşluğun resmi. Çok duyar olduk, heleki son zamanlarda. Bazen kendi kendime diyorum ki, doğru bildiğim dahil her şeyi unutayım. Belki akıl etmeme, irademi kuvvetlendirmeye sebeb olur. Hakikatende insanlığın buna ihtiyacı var , hatta büyüklerimizin buna çok daha ihtiyacı var. Evrenin sahibinin yardımının, karşımıza çıkaracağı şeyleri hatırlamaya ihtiyacımız var. Onun bizlerle buluşturduğu tevafukları süprizleri unutuyoruz. Hatta ve hatta garantiye, tecrübeye bel bağladığımız için hayatımızda bu ufak ama güzel olaylara yer bile kalmıyor kaybolup gidiyor.
Kaçırdık dostlar bu trenide. Ama bir sonraki için geç değil bence. Hala bu alışkanlığımızdan sıyrılmanın, ayrılmanın hatta kurtulmanın yolu var. Şimdi bunları burda yaya yaya anlatmak ne kadar doğru ? Elbette doğru değil. Onca çeşitli hikayeler varki şu dünyada hangi birine bir strateji belirleyelim öyle değil mi ? O yüzden hür vicdanımız , irademiz ve aklımız var. Bence tam olarak böyle. Sizde isterseniz kendi içinizde sindirebilirsiniz. Ufakta da bir ricam eğer benimle hem fikirseniz yaz ayı bu için en uygun aydır. Bir düşünün derim, vicdanınızı, iradenizi ve aklınızı sorgulayın. Sonrası için güzel şeyler olacağı kanaatindeyim. İnşallah öyle olacaktır. Her şey gönlümüzce olsun. Güzel günler hepimizin olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder