Güzel günleri görebilmeye çabalıyoruz. Kırgınlıklarımızla her güne yeniden merhaba diyoruz. Bildiğimiz tek şey şuan yaşadığımız, bilmediğimiz milyarlarca belkide sayısını tarif edemediğimiz kadar bir dünya şeyleri vardır. Kırılgan olduğumuz doğru, yer yer hayat şartlarına uyum sağlıyamıyoruz. İçimizde yine bilmediğimiz pek çok karma karışık duygu. Hayatın bize getirileri elbette var ama götürüleri pek bir mühim. Yıllarımız geçiyor ve tırnaklarımızla kazıyarak geldiğimiz yerlerin bir önemi kalmıyor artık. Boş veremiyoruz boş ver desekte. Kavuşamayanlar var aramızda her güne kırılgan olarak uyanma gibi bir ihtimaleri var. Çünkü o noktasının en hassas olması kırılgan olmasının başlıca ihtimallerinden. İnsanların kavuşamamaları ve sevdiklerini kaybetmeleri en kırılgan noktaları olsa gerek. Çünkü şiirler hep hasret yüklüdür. Kavuşamayanların hikayesidir. İnanılır gibi olmaktan çıkmaya gerek yok bizim kırılgan yapımız kul ve kula karşı oluşumuzdan. Hayatın getirilerinin içinde sevinçlerle birlikte hüzünlerde mevcut. Hep güzel olan bir yer fani olabilir miydi ? Tabikide olamazdı. Sevdamız dağların yeşillikleri ile pekişiyor. Ağzımızdaki bir şarkı bir dize ile kor ateşlerde yanıyor. Size de can feda. Sevdanın, hasretin yıktığı yerlerden çıkan virane şehrin kardeşleri. Uzun bir yolun yolcusu olma hazırlığı içerisindeyiz. İçimizede bunca atılan dertlerin dere olup akmasından tarafız. Çiçekleri soldurmayalım. Kırılgan olabiliriz ama bunla hala yaşamasını öğrenmeliyiz. Hala bir arabesk şarkı dizesinde bulmayalım kendimizi hani o en damar olanından. Hangimiz sevmedik meselesi aslında hayatımızın arka fonunda çalması muhtemel o mahrur beste. İşte böyle hayat hikayesi incitme,incilirsin, kırma, kırdığın yerden kırılırsın. Güzel şeyler olabilme adına güzel şeyler yapma devam.Sabır, gayret, selamet.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder