27 Eylül 2017 Çarşamba

Biz Kalbi Kırık Olanlarında Kardeşiyiz

Gecenin gündüzü, gündüzün geceyi kovaladığı, dönen bir kürenin içinde yaşıyoruz. Dünyamız, evet hepimizin dünyası. Her birimiz birbirimize emanetiz. İnsanlar birbirlerinin aynalarıdır bu yüzden. Bunca ırk bunca çeşitlilik sadece birer imtihan vesilesi. Bu vesileleri abartıp yalnızlaştırma, ötekileştirme çabalarına girmek ayrıştırmanın baş faktörlerinden biridir. Bunca güzel şeyler varken ısırarla hep bir açık arama çabası içerisindeysek doğru sandığımız ama yanlışlarla donatılmış bir çabadır bu. Bizi buna iten çeşitli etnik faaliyetler ve onun bilgi ve donanım kaynaklarının seri üretimidir. Hala birbirinin kuyusunu kazan İslam ülkelerinin Haktan yana olmayışının temel nedeni de budur. İnsanımızın zihinlerinde yer edinen bu temel güvensizlik duygusu ve birazda milliyetçilik tutkusu İslam birliği idealini zedelercesine bunun karşısındaki batıl odaklarınında ekmeğine yağ sürüyor bu yüzden. Gündeme geçicek olursak malum Irak meselelerinin alevlenmesi ile Türk Kürt meselesi yine ısıtılıp önümüze konuldu. Bu tür çıkmazların baş sorumlusu İsrail yine oyunun hep kazanan tarafı ve idealleri doğrultusunda ilerlemenin derdinde. Bunca olanlara rağmen bunu göremiyen İslam alemi derin bir gafletin pençesinde. Sabit bir ve kararlı bir dış politika olmadığı müddetçe bu gaflet sürecek gibi ve gafletin getirdikleri ile  değişen İslam algısı hem bu dinin tebası hemde farklı dinlere mesup kişilerin tutumları da aynı şekilde farklılaşmakta. Bu ve bunun gibi daha pek çok etnik sorun koz olarak ellerinde zamanlarını beklemekte. Onlar davranmadan bizim davranmamızın, Hakkın ipine sımsıkı sarılamanın ve algıları yıkmanın, kardeş olmanın zamanı geldi. Biz geldik demeliyiz artık. Ve kırılan bütün kalplerin hesabını soracağız

ayırt etmeksizin. Ve kardeş olmakla başlıyoruz şimdi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder