Zamanın biri adını siz koyun, çivisi çıkmış da çiviyi tekrardan gediğine çakanı yok. Değişik bir ruh hali ile yaşayan hayatını idame ettirmeye çalışan bir sürü insan var. Kimisi ilkokulda, kimisi ortaokulda, kimisi lisede, elbette ki kimisi imam hatip lisesinde, kimisi üniversitede, kimisi iş temposunda, kimisi emeklik hali ile orda burada dolaşıyor. Daha her şekilde bir sürü hayat tasviri ve tarifi yapabiliriz. Hayat bu ve böyle geçiyor. Dünya dönüyor, günler sırasını bir sonrakine devrediyor. En önemlisi de gece ve gündüz olması, gerçekten enteresan bir olay. Bence öyle sizce de öyledir belki kim bilir? Bunca olanların içinde değişik ruh halleri ile, çeşitli mekanlarda, çeşitli davranış şekilleri ile çığır açan birileri de mevcut. Evet çivisi çıkan zamanın baş aktörleri, insanlık. Şöyle sindire sindire ve yüksek bir sesle yav bu insanlık katiyen eğitilmezdir, demek istiyorum. Genellikle demeye çalışırım, çünkü nefsin gerçekten buna ihtiyacı var. Ama yine yaşadığımız hayat üzerinden bakacak olursak gerçekten belli bir amaç uğruna değil de yaşamak için yaşıyoruz bu hayatı. İşte tam olarak eğitilmezlik noktası da burada vücut buluyor. Bilinmelidir ki eğitim sadece ders kitaplarından ibaret değil. Alınan karneler, başarısız olunan dersler bir vasıfsızlık göstergesi olarak herkes tarafından kabul görülebilir. Lakin hayattır, çok daha acı tecrübeleri tattırır.
Bir umursamazlıktır, aldı başını gidiyor. Herkesin dilinde bir z neslidir pelesenk olmuş vaziyette. Doğrudur, z neslinin davranışları farklı gelebilir, lakin bizim atıfta bulunduğumuz eski zamandaki hallerimizden de eser yok. Bize de bir kuşak adlandırılması yapılmalı bence. İsmini hiç düşünmedim. Ama kayıp kuşak olabiliriz. İşin şakası bir yana ama gerçekten de yeni gelen nesle suç bulmaktansa her birimiz kendi hayatlarımızdaki değişimleri bir bir listelemeliyiz. Ve göreceğiz ki hayatımızda o kadar çok şey değişmiş ki inanamayacağız. Çünkü kayıp gidenlerin gerçekten farkında değiliz. Ve bu gidenlerin ardından doğan her yeni nesil bu kayıplardan habersiz ve bundan sonra hiç olmayacak şekilde hayata atılıyor. Kıymetli okur dikkat kesilelim bunu bir ders kitabında veya eğitim müfredatında bulamayız. Çünkü hayat her anı ile bir eğitim gibi. Ve beşer şaşar olayı var ya hep dillerdedir, üst üste yapılsa bile söylenir işte o eğitilmezliktir hem de net bir eğitilmezliktir. Bir maraton haline dönüşen hayatımızda bize ilmek ilmek işlenen zafere giden her yol mubahtır felsefesi tam bir eğitilmezlik baş yapıtıdır. Gelin yaptığımız onca hatalara birlikte eğitilmezlik adını verelim. Hem madden hem manen bu eğitilmez olan noktalarımızı onarmaya çalışalım. Hayat kısa, okul, iş, kariyer üçgenini kuramadan buralardan göçecek kadar kısa. Ama iyi bir insan olabilmek bu yolda eksik olduğumuz noktaları fark ederek adım adım düzeltmek daha kolay ve daha kısa. Çünkü düzeltme yolunda atılan her adımın devamının teminatı kainatın sahibidir. Uçsuz bucaksız rahmet ve merhametin sahibidir. Farkına varalım, ve gayret gösterelim. Çivisi çıkan zamanın bir dişli çarkı da biz olmayalım. Katiyen eğitilmezlik bir yaşam biçimi olmasın. Sevelim, sevilelim, her şeyi birlikte paylaşalım. Bu esasında evrensel bir kuraldır ve öylede kalmalıdır, tozlu kalmış belli ki tozu da alınmalıdır. Silkelenelim, kendimize gelelim. Hiçbir şekilde ümitsizlik ve yeisse düşmeyelim. Son olarak, vaat edilen gün yakın, gemileri yakın vesselam.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder