Hepimiz nefes alıp verdiğimiz, canımızın bedenimizin içinde olduğu zaman dilimlerindeyiz. Ne kadar kıymetli değil mi ? Yaşamak gerçekten de pek kıymetli bir nimettir. Ama asıl olan kıymetin içindeki manadır. Bir hedef, bir amaç, bir gaye gerekir mananın mana olabilmesi için. Ve elbetteki bu hedeflere, amaçlara, gayelere ulaşabilmek adına engellerin aşılması lazım gelir. Engeller demişken sizinde taktiriniz bazen aşılmaz olup bizleri duraksatabiliyor hatta çok uzarsa yılmamıza bile sebeb oluyor. Bizden kaynaklı ve farklı sebeblerden ötürü olan milyonlarca şey buna vesile oluyor. Akıl almaz, çözümleyemediğimiz, sıkan, bunaltan, durağanlaştıran , bu da nerden çıktı dedirtecek her şey buna dahil. Fakat biz bu engelleri 2 başlık altında toplayarak meseleyi daha sağlam temellere inşa etmiş oluruz. Biz ve diğer engeller. Babanem her zaman derdi, insanın kendine yaptığını bütün dünya birleşse yapamaz diye. O kadar haklı ki. Ve eklerdi ne edersen kendine, edersin kendi kendine diye. İşte buda iradenin ortaya çıktığı nokta, hayatın takendisi. Biz akıl eden ve irade sahibi olan bir varlıklar olarak bu olay döngüsünün devamını böyle sağlamaktayız. Ve bunun neticesinde de imtihan olup sürekli yeni olaylar ile karşılaşmaktayız. Bu olaylar yeni imtihan ve engellerin önünü açmaktadır. Bu noktada bizim irademizin baskın olarak dahil olduğu olaylarda, bendeniz pes edilmemesi taraftarıyım. Yanlış ise ortada bırakılmamalı ve düzeltilmeli, doğru ise de doğru olmasına rağmen yine de engelere takılmışsa ısrarla yapılmasından yanayım. Niyesini soracak olursanız buda bir hayat gayesi olarak her birimizin yüreğine işlenmeli, ne olursa olsun doğrunun yanından ayrılmamak, doğru olanı yapmak kalbimizin en güzel köşende olmalıdır. Bunun içindir ki en büyük beka sorunu yüreğimizdedir. Hakikaten yüreğinin sesini dinleyenler saadeti duyar, ona ulaşır. Sarp denilen çıkmazları aşar. Pes etmeyelim, eğer edersek o aşılmaz duvarları en başından beri ören kişi biz oluruz. Tamam onu anladık ya bizden kaynaklı değil ise ne yapacağız dediğinizi duyar gibiyim. Temeli attın son parçası kaldı diyorsunuz, ben bunlarıda duyuyorum. Çok interaktif oldu ama olsun. Oraya gelmiş olalım, bizden kaynaklı olmayan diğer engellerde, çokta yapacak bir şey, derilmemesine incelenip analiz edilecek bir durum yok aslında. Çünkü mesele dümdüzdür. O yüzden yine acizane yazacaklarıma göz kabartın derim.Bu durumlarda, her şeyi oluruna bırakmak, çok asil bir eylemdir. Bazen ne kadar çabalasak da bu durumda fayda etmez. Gerekli zamanda gerektiğini yapmak en güzel en ölçülü olandır. Aslında bu bizden kaynaklı engellerde de geçerlidir ama en çok yakıştığı yer bu durumdur. Bizden kaynaklı olmayan engeller de aşılır , belki biraz zaman alır ama aşılır neticesi bizi tatmin etmesede. Bunu iyi bir şekilde yaşamış ve tasdik ettiğim için söylüyorum. Hayırlısı olsun. Canımız sıkılmasın, her şey devam ediyor, hedefe odaklanalım.
Son olarak toparlıyacak olursam, hayat kimisine göre kısa, kimisine göre uzun bir maraton ama her ikisinde de yorduğu aşikar. Ne kadar engeller, sarp çıkmazlar olsa da en güzel günler bizim olsun. Bir canımız var oda layığı ile yaradana teslim olsun. Selam ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder