15 Haziran 2017 Perşembe

Modernizm İlleti

Öz itibari ile bir kopuş evresine girmiş bulunmaktayız. Kimi önemli aydın olarak nitelendirilen kişiler buna kimlik bulma arayışı ve geçiş evresi olarak görsede, bu duruma kayıtsız kalmak bir müslüman kimliğine sahip  şahsiyete yakışmayan bir tutumdur. Bu gün bu kopuşun tarafında olan kesim ne kadar modernizme ayak uyduruyoruz havası ile hareket etselerde eleştirel bakımdan yaklaşan kesime söz hakkı dahi vermeden radikallik etiketini yapıştırma yarışına girmiş haldeler. Çelişmezlik ve tutarsızlık hat safhada. Gayretin halis olduğu bu tarz faaliyetlerin bir şeyleri dertlenme açısından gelecek adına güzel adımlar olduğunu tabikide zikredebiliriz. Ama gerek sosyal yaşantıda, gerek örf ve adetlere, gerek fıtrata ve mensup olduğumuz İslam dinine göre yapılacak kıyaslamalar ile hareket etmek mecburiyetindeyiz. Çünkü modernlik kisvesi ile bizden hala bir şeylerin götürülme projesi devam eder halde. Hala yalan olarak önümüze sununulan eşitlik denen fitneye kanmak gibi bir zaafımız var insanlık olarak. Bunun yerine baş tacı edeceğimiz bir Adalet mefhumuz var. Herkese kabiliyetine göre hareket edebilmektir temel mesele. Hala batıyı örnek olarak alıyorsak kendimize, maruf davamız islam üzerine yaptığımız bütün çalışmalar faydasızdır. Bu din romantik fantazilere alet olacak bir araç değil, hak olan temel yapı taşları ile bir yaşam tarzıdır. Kendimizi kandırmayalım, zaman değişsede metod değişmedi. Hala öğrendiklerimizle hemen amel etme gibi bir mecburiyetimiz var. Teblig budur, cihad budur, irşad budur. İslam dini kabuk değiştirmez, şekil almaz, şekil verir, tabu yıkar, batılı zelil eder. Güzel olan özümüzdür bizimdir ve bizimle kalsın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder