Zaman, tefekkür zamanı. Durup kendimiz ile istişareler etme zamanı. Bir ağacın gövdesine yaslanıp temiz havayı soluma zamanı. En son bunu ne zaman yaptık kim bilir. Kendimizden başka dünyalık başka gidecek kimsemiz yok. İnsan kendini kendine dost edebilmeli gerçekten. Bu yüzden insan hiç bir zaman yanlız değildir. Yanlız olmazda, olmasında.
Yine güneşli bir gün ama biraz boğucu bir hava var. Gölge bir yer bulmak lazım. Yeşili bol ve manzaralı olursa çok güzel olur. Arayıştayız. Var mı böyle bir yer ? Düşünceli şekilde gitmek istediğimiz yeri arıyoruz. İçimizde bir şeyler buruk. Hiç olmadığı kadar kırgınız insanlara. Gönülümüzü incitmesinler. Bundandır, kendimizi dost bilişimiz. Kalp kırgınlığı aklı bulandırabiliyor. Neyse. Yeşili bol insanı az olan bir yer lazım. Kendi kendimize dertleşebileceğimiz bir yer. Yoğun geçen hayatın badirelerini bir nebze olsun atlatmak adına buna mecburuz. Bulmuşuzdur artık ve oturalım. Kendimize bir soru soralım "sır tutabilirmisin? " diye ve sırlarımızı paylaşalım dostluk yolunda ilk adımları atalım, kendimize karşı ve bu öze dönüş olsun. Derken dertleri serelim önümüze değerlendirelim göreceğiz ki ne kadar uyumlu bir arkadaş olduğumuzu. Yaptığımız hataları, bize yapılan hataları her şeyi enine boyuna değerledirelim. Bir nefes alalım derin bir nefes. Sonra olanlardan bir ders çıkartalım birlikte. Niyahet bir karara bağlıyabildik yaşantımızı bir gönül yükü daha hafifledik. İşte böyle bir zamanın yaşayan sakinleri olarak ne eksik nede fazlayız. Bir nefeslik hayatımız var. Şurda oturup kendimizi kendimize anlattık. Ne kadar garip değil mi ? Tekrarlanmalı bu, rahatlamayız böyle. Yoksa taşınır mı bunca dert. Hamallıktır yazık bize. Hayatın bizi çeşitli yoğunluklarla kısıtlamasına izin vermeyelim bu yüzden. Bizi bilen bir Kainatın sahibi birde biz varız gerisi angarya. Kalp kırmayalım güzel güzel düşünelim olanları ve gerisi gelecektir mutlaka.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder