Varsayalım ki özlüyoruz. Mutsuzuz.Dardayız. En zor zamandayız. Çaresisiz. En kötüsü kaybettik diyelim. Ümidimizi kesmek üzereyiz. Bırakmamıza ramak kaldı, elimizden kaydı kayacak bize ait olan herşey. İpin ucunu kaçıracağız. Her şey gidecek bomboş ortada kalacağız diyelim. Böyle kötü olan ne varsa, her şey bizim üzerimize çöreklemiş olsun bizi çepe çevre sarmak üzere. Veyahut yemşeşil bir ormanız, güneş elini eteğini çekmiş, üstümüzü karabulutlar sarmış. Fırtınalar kopacak, şimşekler çakacak ve ardından bir yangın bizden yeşilimizi alıcak simsiyah olacağız. Derken o karabulutlar yağmur yükünü üstümüze bırakacak ve yangını durduracak. Ve güneş tekrardan yüzünü gösterecek, alenen her şey bütün açıklığı ile aydınlacak. Yanmışız bitmişiz kül olmuşuz. Her şey gözler önüne serilecek. Ve zaman geçecek,o yağmurun döktüğü rahmet damlalarından aşınan toprak,güneşin verdiği ışıkla kül olan ormanımızdan nokta kadar bir yeşillik belirecek. Ve o yeşillik büyüyecek her şeye herkese inat, ardından bir yeşillik kervanı derken bir zaman sonra tekrar yeşillecek o endamına kavuşacak ormanımız. Umudumuz,gayretimiz,inancımız bizi biz yapan her şeyimizdir. Hayat ne kadar zor olsada bizi biz yapan temel taşlarımız bizimle. Sadece bunun farkına varmamız gerekiyor. Bizi bu imtihana tabi tutan kainatın sahibinin en büyük yardımcımız olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Sonra kapılar açılıp aydınlıklar saracak,kalbimizde bahar ve yeşeren orman olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder